Kaybolan Meslekleri Unutabilir miyiz?

Kaybolan Meslekleri Unutabilir miyiz?

Kaybolan Meslekleri Unutabilir miyiz?

İnsanoğlu mağaradan çıkıp yerleşik hayata geçtiği günden beri ihtiyaçtan doğan zaruretin sonucu olarak meslekleri geliştirdi. Her meslek kendi alanında değerli, her meslek erbabı o mesleğin pişmiş ustası oldu. Bir bina inşa ederken lazım olan malzemelerden birinin eksikliği, o binanın yapımını engeller; bir memlekette herhangi bir mesleğin eksikliği de toplumun huzurunu, yaşayışını zora sokar.

Meslekleri icat eden insanoğlu durmadan yenilik peşinde koştu. Rahatı ve refahı için sürekli buluşlar yaptı. Önüne geçemediği merak ve öğrenme isteği ona yeni ufuklar açtı. Masalları süsleyen ve zamanında imkânsız gibi görünen şeyler bir biri ardınca icat edildi. Her icat ve buluş, hayatın ahesteliğini ve tek düzeliğini bozdu. Yaşamak, hızla dönen çarklar arasında dört nala kalktı. Bu kalkış, bu hız ve yeni icatların insana sunduğu rahatlık, eskinin birçok mesleğini tarihe gömdü. Dört çekerli jipin kullanıldığı bir zamanda semerciliğin esamesinin okunmayacağı ne kadar doğal ise fabrikaların kısa sürede ayakkabı ürettiği bir devirde sayacılığın yaşayamayacağı o kadar gerçektir.

Ulaşımın kolaylaşması dünyayı küçülttü. Bu fırsatı iyi değerlendiren ülkeler, geleneksel yiyecek ve içeceğin dışına çıkıp yeni nesil ürünler ürettiler ve dünyanın dört bucağına pazarladılar. Gazlı içecekler ayrık otları gibi her yerde bitiverdi. Yoğurt yapan, ayran çalkalayan evlerde dahi baş köşeye kuruldu. Böylece şerbetçilerimiz, bozacılarımız birer birer yok olup gittiler.

Sanayinin hızla gelişmesi geleneksel kalaycılığımızı öldürdü. Bakır kapların yerini sağlığımızı tehdit eden bir sürü maden aldı. Kalaycılığın, bakırcılığın pabucu dama atıldı. Makineler hayatımızın her alanına öyle bir girdi ki mutfakların en mütevazı aracı cezvenin bile adı unutuldu.

Nalbantlık, kağnıları çeken öküzlerin satılmasıyla, atların yerini otomobillerin almasıyla dünyaya veda etti. Tıpkı taş ve ahşap oymacılığı, nakkaşlık ve nice el sanatları gibi…

Arzumuz, eskiyi canlandırmak değil, kültürümüzün yapı taşları olan ve unutulmuş veya unutulmaya yüz tutmuş meslekleri gelecek kuşaklara anlatabilmektir. Kaybolan Meslekleri Keşfe delim kitabı bu duygu ve kaygılarla kaleme alınmıştır. Gün olur hatırası cihan değer.

Eğitim Dünyası - Sayı 6 - 2020

Kaybolan Meslekleri Keşfedelim Sara Gürbüz Özeren Genç Damla Yayınları İstanbul, 2019 160 sayfa

Rating:

comments powered by Disqus